BLOG

Rotayı Belirlerken Bildiğimiz Beceri Setleri Yeterli Mi?

Rotayı Belirlerken Bildiğimiz Beceri Setleri Yeterli Mi?

17.02.2026

Çalışmalarımızın temel unsurlarından biri yetkinliklerdir. Her değerlendirme merkezi sürecine başlamadan önce ilk ele aldığımız konu da budur. Adeta bir yol haritası çıkarmak gibi…

Bir pozisyondan tam olarak ne bekliyoruz? Bu beklentiye ulaşmak için hangi davranış göstergelerini gözlemlemeliyiz?

Asıl kritik soru ise şu: Hangi yetkinlikleri ölçersek, aradığımız davranışların gerçekten sergilendiğini net biçimde ortaya koyabiliriz?

Bu sürecin tasarım aşaması benim için her zaman en heyecan verici bölüm olmuştur. Çünkü her dönem kendi dinamiklerini beraberinde getiriyor. Pandemi sonrası değişen çalışma alışkanlıkları, hızla gelişen yapay zekâ uygulamaları, dijital dönüşümün İK süreçlerine etkisi ve sürdürülebilirliğin artık stratejik bir zorunluluk haline gelmesi… Tüm bu gelişmeler, yetkinlik modellerinin de güncellenmesini zorunlu kılıyor. Beş yıl önce oluşturulmuş bir yetkinlik setiyle yola devam eden kurum sayısı artık oldukça azdır diye düşünüyorum. Peki bugün hangi yetkinlikler öne çıkıyor, birlikte göz atalım.

Etkili İletişim

Koşullar değişse de iletişim becerileri önemini kaybetmiyor. Hatta dijitalleşmenin arttığı bir dünyada, insan temasını anlamlı kılan en kritik yetkinliklerden biri haline geliyor. Duygusal zekâ ile birlikte düşünüldüğünde, güçlü iletişim kurabilen bireyler ekip dinamiklerini doğrudan etkiliyor. Hepimiz, empati kurabilen, kişilerarası hassasiyeti yüksek çalışma arkadaşlarıyla aynı ortamda bulunmayı tercih ederiz. Teknik olarak çok yetkin olunsa bile iletişimde zayıf kalmak, başarıyı sınırlayabiliyor. Bu nedenle iletişim ve duygusal zekâ gelişimi hâlâ yatırım yapılması gereken öncelikli alanlardan biri.

Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Bilinci

Artık iş yapma biçimleri sınır tanımıyor. Hibrit ve uzaktan çalışma modelleri sayesinde farklı coğrafyalardan ekiplerle çalışmak olağan hale geldi. Değerlendirme merkezleri dahi çevrimiçi yürütülebiliyor; İstanbul’dan Avrupa’ya, Afrika’ya uzanan aday havuzlarıyla iletişim kurabiliyoruz. Böyle bir ortamda kültürel farklılıklara duyarlılık göstermek, farklı bakış açılarına saygı duymak ve kapsayıcı bir tutum sergilemek büyük önem taşıyor. Sadece bireysel farkındalık değil, bu yaklaşımı ekip içinde yaygınlaştırabilme becerisi de artık kritik.

Sürdürülebilirlik Yaklaşımı

İklim krizi ve çevresel riskler iş dünyasının stratejik gündem maddeleri arasında. Kurumlar karbon ayak izini azaltan, çevreye duyarlı ve uzun vadeli değer yaratan iş modellerine yöneliyor. “Yeşil yaka” kavramı da bu dönüşümün bir sonucu olarak hayatımıza girdi. Sürdürülebilirliği kurumsal hedeflerine entegre eden şirketler, çevresel sorumluluk bilinci yüksek adaylara öncelik veriyor. Bu alandaki farkındalığı ve davranış eğilimlerini ölçmeye yönelik psikometrik araçlar da giderek yaygınlaşıyor.

Eleştirel ve Yenilikçi Düşünme

Yetkinlik setlerinde davranış göstergelerini genellikle seviyelendiririz. Başlangıç düzeyinde görevleri yerine getirmek yeterliyken, üst seviyelerde geliştiren, yön veren ve liderlik eden davranışlar beklenir. Günümüz rekabet ortamında – özellikle yapay zekânın pek çok sürece entegre olduğu bir dönemde – sadece işi yapmak yeterli değil. Sorgulayan, mevcut uygulamaları iyileştiren, alternatif çözümler geliştiren ve inovasyon üreten çalışanlar fark yaratıyor. Kurumların sürdürülebilir rekabet avantajı, bu bakış açısına sahip ekiplerle mümkün oluyor.

Yapay Zekâ ve Etik Duyarlılık

Yapay zekâ artık hem iş hayatının hem günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası. Sürekli veri üretiyor, aynı zamanda bu veriden faydalanıyoruz. Ancak burada kritik bir soru var: Bu süreç ne kadar güvenli? Veri gizliliği, kişisel bilgilerin korunması ve kurumsal know-how’ın etik çerçevede yönetilmesi hayati öneme sahip. Büyük organizasyonlarda bilgi güvenliği sistematik olarak ele alınsa da, bireysel düzeyde etik farkındalık da en az bunun kadar önemli. Kurum dışında, kontrol alanının ötesinde de veri güvenliği bilincine sahip olmak artık temel bir yetkinlik.

Görünen o ki; sorumluluk sahibi olmak, analitik düşünmek, planlama ve organizasyon becerisine sahip olmak ya da zamanı ve stresi etkin yönetmek artık tek başına yeterli değil. Bunların ötesinde, dönüşen dünyaya uyum sağlayan ve değer yaratan yeni yetkinlik alanları da gündemde.

İşverenler, adaylar ve organizasyonların tüm paydaşları için soru şu: Bu dönüşüme hazır mıyuz?

Bilgen Baytekin Aşar
Assessment Solutions Genel Müdürü